|
1970’li
yıllara girilirken dış ticaret bilançosu açıkları genişlemiştir. Dış kaynak
girişleri beklenen ölçülerde gerçekleşmeyince Türkiye’de döviz darboğazı
şeklinde ortaya çıkan bir ekonomik bunalımla karşı karşıya kalmıştır. Dış
ticareti etkileyen miktar kısıtlamalarında değişiklik yapılmış iç fiyatlarda
ayarlamalara gidilmiş, faiz ve ıskonto
oranları yükseltilmiştir.
1970’te
uygulanmaya konan ekonomik önlemler paketi dört yılda olumlu sonuçlar verdi, dış
ticaret açıkları küçüldü. Yurtdışında çalışan işçilerin gönderdikleri dövizlerin
beklenilenin ötesinde artması sonucu cari işlemler bilançosu 1972 yılında sadece
8 milyon dolar bir açıkla kapanmıştır. 1973 yılında ise 454 milyon dolar fazla
verdi. Türkiye 1970 devalüasyonundan sonra dış ödemelerde kısmi rahatlık
kazandı. Bunda işçi dövizlerindeki artışın payı büyüktür. Bu dönemde işçi
dövizleri 1 milyar doları aştı. Bu da zaten mal ihracat gelirlerinin
%70-%95’ine denk
düşüyordu.
1970-1973 döneminde Türkiye’nin altın ve döviz rezervlerinde 1,8 milyar
dolar artış gerçekleşti.1973-1979 yıllarında petrol fiyatlarının dört kat
yükselmesiyle ithalat değerini 2 milyar dolardan 6 milyar dolara çıkmıştır.
TL’nin
aşırı değerlenmesi ve dünyadaki durgunluk sonucu ihracat artışı çok düşük kaldı.
İşçi dövizleri ise 1,5 milyar dolardan 1 milyar dolara indi. Sonuç olarak
ödemeler bilançosu açıkları görülmedik boyutlara ulaştı. (1977’de 3,4 milyar
dolar açık verdi.)
1972-1977 arasında kısa vadeli dış borçlar 190 milyon dolardan 6,6 milyar
dolara yükseldi.(Dış borçlar 1970’te 1,9 milyar dolar, 1979 ‘da 16 milyar dolar
olmuştur.)
Türkiye’ye uzun vadeli kredi açan ülke ve kuruluşların başında Batı
Almanya ,Amerika ve Dünya bankası gelmektedir.Bu dönemde kamu
harcamalarında büyük artışlara
rağmen kamu gelirlerinin daha düşük oranlarda artması bütçe açıklarını
büyütmüştür.
Kaynak=Pamukkale
Üniversitesi İktisat Fakültesi
İktisat bölümü Türkiye
Ekonomisi dersi ders notları
|